14 Nisan 2009 Salı

Aciziyet..!


Pazar aksamı saat 9.30 civarları bir açıklama duydum ki duymaz olaydım! Şaka gibi.. Televizyondaki Adnan Polat! Haklarının yendiğinden ve bu işte bir "Tezgah" olduğundan bahsediyor. Gerçi kızmamak lazım tecrübe konuşuyor! Yıllardır bu "Tezgah" edebiyatını yürüten kişi bu cümleyi kuruyorsa ortada bi "Tezgah" vardır!! Bununlada yetinmedi ve aciziyetin son perdesine tanık olmamızı sağladı. Artık "Yuh" dedirten "Fenerbahçe ile bizi yarışın dışında bıraktılar" açıklaması ne kadar basitleşilebiliceğin göstergesiydi. Daha geçen sene şampiyonluk yolunda Beşiktaş'ın 15 puanı "çalınırken"! Galatasaray'a bir o kadar hediye edilmedi mi!? Uzaklara gitmeden bir örnek vermek gerekirse daha sezonun ilk yarısında Rüştü'nün kontrolündeki topa Servet vurup gol yapmadımı, yine aynı maçta Delgado haksız atılmadı mı!! Adnan Polat adaletten bu ülkede bahsedicek son kişidir. 8-0'ı, Zalad'ı, Vahap Beyaz"lar"ı, Arif'i unutmadı bu ülkede yaşayan 80-90 kuşağı ve özellikle Beşiktaş'lılar! Ama yinede bilgiye, tecrübeye, deneyime saygımız sonsuz! Adnan Polat "Tezgah var" diyorsa vardır..! Çünkü bu işleri iyi bilir!!

2 Nisan 2009 Perşembe

Saçmalıklar Silsilesi..


Saçmalıktan bahsedince son zamanlarda aklıma gelen ilk kişi Fatih Terim bir diğer ilk ise son açıklanan aday kadro! Kadro açıklandığında saçmaladığını düşündüm ama yinede ümitliydim ne yapar ne eder bu kadar olumsuzluktan bir olumlu yaratır "vatan millet Sakarya" edebiyatıyla İspanya'da olmasada, İstanbul'da bir beraberlik alırız diye düşünmüştüm. Ama Fatih Terim her konuda olduğu gibi bu konuda da baskın çıktı. Ardarda iki maçtada skoru rakip lehine kolaylaştırıcak değişikliklerle Del Bosque'nin ekmeğine yağ sürdü. Sonuç tabiki son şampiyon ve sanki futbolu kendileri yaratmışcasına oynayan İspanyol'lar lehine sonuçlandı. Çünkü futbol o kadar basit ve bu kadar saçmalıklar silsilesini kaldırıcak bir oyun değil! Hele rakibin İspanya ise hiç değil. Artık Fatih Terim'e biri dur demeli ve geçmişiyle yaşamaktan vazgeçmeli.. Yoksa kaybımız sadece Güney Africa'daki dünya kupası değil, bir kaç avrupa ve dünya kupasına katılamamak olucak. Biraz daha açık olmak gerekirse yeni bir antrenörün gelmesi halinde şuanki milli takımın yarısına yakını bir daha milli takım forması giyemez ve herseye sıfırdan başlamak zorunda kalırız! Yani kayıp büyük, zaman alehimize hızla işlemeye devam ediyor.