
2008-2009 Turkcell Süper Lig Şampiyon'u dün oynanan son maçlar sonunda herkesinde ortak noktada birleştiği Beşiktaş'ın liderliği ile noktalandı. 6 Yıl sonra gelen bu şampiyonluk, Beşiktaş'ın uyuyan dinamiklerini harekete geçirmeyi başardı. Uyuyan dinamiklerden kastım birlik-beraberlik, büyüklük reflexi ve medya gücü. Tek bir şampiyonluk bütün olumsuzlukları silebilir, bir çok kırgınlığı ortadan kaldırabilir ve birçok eksiği görmemize engel olabilir. Ama silmemeli, kaldırmamalı ve olmamalı!
Beşiktaş'ın 5 yıldır aralıksız içerdeki her maçına giden biri olarak bu seneki şampiyonluk tamamı ile Mustafa Denizli'ye ait diyebilirim. Sebeblerini sıralicak olursam, öncelikle inancını yitirmiş, "3. büyük" söylemlerini içine sindirmiş oyuncular topluluğunu 2 hedefe aynı anda kitleyerek ne kadar büyük bi motivatör olduğunu tüm Türkiye'ye kanıtladı. Diğer antrenör"ler" gibi hayat devam ediyor, önümüzdeki maçlara bakıcaz, nasip, kısmet gibi klişe ve insanın dinlediğinde "bu ne diyor" diye homurdanmasını sağlayan cümleleri hiç kurmadı. Söylemlerinde devamlı bir hedef belirledi, hep bir noktayı işaret etti. Dolayısı ile taraftarı, futbolcuyu ve en önemlisi camiayı kendisine inandırdı. Özellikle taraflı-tarafsız herkesin gönlünü feth eden, son maçtaki kaptanlık meselesi varki başarının "şanslı!" söylemlerinden ne kadar uzakta ve sığı bir yorum olduğunu kanıtlamaya yetti de arttı.
Yaptığı nokta transferlerle transferdede kısa vadede ciddi bir başarı sağladı. Fakat aslolan yeni sezon planlaması. Kadroda miyadını doldurmuş ve de Beşiktaş'ın oyuncusu olmayan birçok futbolcu var. Bu takımın, bu kadro yapısı ile şampiyonlar liginde başarılı olma olasılığı çok zayıf. Benim fikrim Delgado,Bobo ve Zapo gönderilmeli yerlerine kaliteli ve şampiyonlar ligi tecrübesi olan oyuncularla takviye edilmeli! Aksi takdirde bu sene olduğu gibi sadece ulusal başarıları kovalayan bir takım olmaktan uzağa gidilemez.
Son sözlerim Çağdaş Atan(Energie Cottbus, Bundesliga 2'ye düştü) ve Souleymane Youla'ya(Eskişehirspor'la küme düşmekten son hafta kurtuldu)! Her iki oyuncu da Beşiktaş'tan ayrılırken bu takımın bu taraftar yapısı ile 10 yıl şampiyon olamayacağını iddia etmişlerdi. Ama göründüğü üzre doğru bir yapılanma ve Beşiktaş'a uygun futbolcu yapısı ile hedefin göründüğü kadar uzakta olmadığı ortada. Olmamanız gereken yerlerde, yaşamamanız gereken duyguları yaşattığımız için sizlerden tekrar tekrar özür dileriz!








